Türk çağdaş resminin önemli temsilcilerinden Prof. Dr. Zahit Büyükişliyen, Ara Zamanın Kıyısında başlıklı kişisel sergisiyle 9 Kasım’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşuyor. Figen Yılmaz’ın küratörlüğünü üstlendiği sergi, deniz, liman, kıyı ve fırtına imgeleri üzerinden zamanın akışını, bekleyişi ve insanın belleğiyle kurduğu ilişkiyi araştırıyor.
Türk resminde soyut dışavurumcu yaklaşımın önemli isimlerinden Zahit Büyükişliyen, doğadan ve yaşadığı coğrafyalardan beslenen sanat anlayışını yeni bir sergiyle izleyici karşısına çıkarıyor.
9 Kasım–1 Aralık 2026 tarihleri arasında Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek Ara Zamanın Kıyısında, sanatçının uzun yıllardır resimlerinde sürdürdüğü doğa, kent, hareket ve insanın çevresiyle ilişkisi üzerine düşüncelerine yeni bir bakış sunuyor.
Deniz, Liman Ve Bekleyiş: Ara Zaman Ne Anlatıyor?
Serginin merkezinde, insanın geçmiş ile gelecek arasında bulunduğu belirsiz zaman dilimi yer alıyor.
Büyükişliyen’in resimlerinde deniz yalnızca bir manzara olarak değil; değişimin, hareketin ve olasılıkların görsel karşılığı olarak beliriyor.
Limanlar ise varılacak son noktadan çok, gitmekle kalmak arasında yaşanan kararsızlığın mekânlarına dönüşüyor.
Fırtına, kıyı ve bekleyiş gibi imgeler, insanın kendi yaşamındaki geçiş dönemlerini hatırlatıyor. Bir yolculuğun başlamasından önceki sessizlik ya da geride bırakılan bir yerin bellekteki görüntüsü, resimlerin çağrıştırdığı duygular arasında.
A ra zaman fikrinin merkezindeki mesele, kesin bir başlangıç ya da bitişten çok, bu iki durum arasında yaşanan deneyim.
Soyut Resimde Renk, Leke Ve Katmanların Gücü
Zahit Büyükişliyen’in sanatında doğa, birebir yeniden üretilen bir görüntü olmaktan uzaklaşıyor.
Renkler, lekeler ve çizgiler aracılığıyla yeniden kurulan manzaralar, izleyiciye belirli bir coğrafyanın fotoğrafını sunmak yerine o coğrafyanın bıraktığı izleri düşündürüyor.
Kalın boya katmanlarıyla akışkan yüzeylerin bir araya geldiği eserlerde, kimi zaman bir kıyının, kimi zaman bir kentin ya da ufuk çizgisinin izleri seziliyor.
Sanatçının farklı dönemlerde kullandığı kolaj, baskıresim ve fotoğraf transferi teknikleri de bu çok katmanlı görsel dilin gelişmesinde önemli rol oynuyor.
Doğadan Kentleşmeye Uzanan Bir Sanat Yolculuğu
Büyükişliyen’in resimleri yalnızca doğanın güzelliğiyle ilgili değil.
Sanatçı, uzun yıllardır çarpık kentleşme, çevre kirliliği, sanayileşme ve doğal yaşamın dönüşümü gibi konularla da ilgileniyor.
Özellikle kentlerin değişen görünümleri, kırsal alanlarla şehirler arasındaki gerilim ve insanın çevresinde bıraktığı izler, sanatının tekrar eden meseleleri arasında bulunuyor.
Bu yönüyle eserleri, soyut resmin biçimsel olanaklarıyla toplumsal gözlemleri buluşturuyor.
2023 yılında Kazlıçeşme Sanat’ta açılan Yeldeğirmenlerine Karşı retrospektifi, sanatçının yarım asrı aşan üretimini geniş bir çerçevede ele almıştı.
Ressamlığın Yanında Bir Sanat Eğitimcisi
Gazi Eğitim Enstitüsü’nde öğrenim gören ve Almanya’daki Kassel Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitimini sürdüren Büyükişliyen, Türkiye’ye dönüşünün ardından hem ressam hem de akademisyen olarak çalışmalarına devam etti.
Gazi, Hacettepe ve Yeditepe üniversitelerinde görev alarak çok sayıda sanatçının yetişmesine katkıda bulundu.
Sanat yaşamı boyunca farklı tekniklerle çalışan ressamın eserleri, Türkiye’de ve yurt dışında çeşitli sergilerde ve koleksiyonlarda yer aldı.
Ara Zamanın Kıyısında Ne Zaman Açılıyor?
Figen Yılmaz küratörlüğündeki Ara Zamanın Kıyısında, 9 Kasım 2026 Pazartesi günü saat 18.00’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde açılacak.
Sergi, 1 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Büyükişliyen’in yeni sergisi, izleyiciyi yalnızca resimlerin karşısında durmaya değil, zamanın kendi yaşamında bıraktığı izleri düşünmeye de davet ediyor.
Belki de bir kıyı, yalnızca denizin bittiği yer değildir; insanın geçmişiyle geleceği arasında durduğu o belirsiz anın da görüntüsüdür.



