Fluxus Mag
Tiyatro

Özen Yula’nın Ay Tedirginliği 30 Yıl Sonra Yeniden Sahnede: İstanbul’un Karanlık Hafızası

2 Kasım 2026 ·

Çağdaş Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Özen Yula’nın “Ay Tedirginliği” adlı oyunu, yazılışının 30. yılında Bakırköy Belediye Tiyatroları repertuvarında yeniden hayat buluyor. 1950’lerin İstanbul’unda geçen, faili meçhul cinayetler ve toplumsal hafıza temalarını ele alan yapım, 4, 11 ve 18 Kasım tarihlerinde Ataköy Baruthane Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

Türkiye tiyatrosunun önemli yazarlarından Özen Yula’nın “Ay Tedirginliği” adlı oyunu, Bakırköy Belediye Tiyatroları tarafından yeniden sahneye taşındı.

Burcu Halaçoğlu’nun yönettiği yapım, ekim ayında başlayan gösterimlerinin ardından kasım ayında da seyirci karşısına çıkmaya devam ediyor.

Yazılışının 30. yılında yeniden yorumlanan oyun, 1950’lerin İstanbul’unda geçen bir karşılaşma üzerinden şiddet, korku, kimlik ve toplumsal belleğin karanlık noktalarını araştırıyor.

Oyunun kasım gösterimleri 4, 11 ve 18 Kasım tarihlerinde Ataköy Baruthane Sahnesi’nde gerçekleştirilecek.

1950’lerin İstanbul’unda Tekinsiz Bir Karşılaşma

“Ay Tedirginliği”, gecenin sessizliğinde yolları kesişen bir kadın ve bir adamın hikâyesini anlatıyor.

İstanbul’un kuytu bir köşesinde karşılaşan iki yabancı, yanlarında taşıdıkları çantalarla birlikte geçmişlerinden sakladıkları sırları da beraberlerinde getiriyor.

Birbirlerine yaklaştıkça ortaya çıkan gerçekler, karşılaşmayı giderek karanlık bir hesaplaşmaya dönüştürüyor.

Oyunun anlatısında yakınlık ile tehlike, güven ile korku, gerçek ile belirsizlik arasındaki sınırlar giderek silikleşiyor.

Böylece ilk bakışta iki insan arasında geçen bir hikâye, geçmişin bastırılmış şiddetini ve bireylerin bu geçmişle kurduğu ilişkiyi sorgulayan bir anlatıya dönüşüyor.

Özen Yula’nın Tiyatrosunda Hafıza Ve Şiddet

Özen Yula, eserlerinde toplumsal meseleleri bireysel hikâyelerin psikolojik katmanlarıyla birlikte ele alan yazarlardan biri.

“Ay Tedirginliği” de faili meçhul cinayetleri, kimlik sorunlarını ve geçmişle hesaplaşma fikrini merkezine alan yapısıyla bu yaklaşımın dikkat çekici örnekleri arasında bulunuyor.

Oyunun 1950’li yılların İstanbul’unda geçmesi, anlatıyı yalnızca belirli bir tarihsel döneme ait kılmıyor. Korkunun, güvensizliğin ve şiddetin insan ilişkilerinde bıraktığı izleri bugünden yeniden düşünme fırsatı da sunuyor.

Yula’nın metninde karakterlerin birbirlerine söyledikleri kadar söylemedikleri de önem kazanıyor.

Sessizlikler, saklanan hatıralar ve belirsizlik duygusu, anlatının psikolojik gerilimini oluşturuyor.

Burcu Halaçoğlu’ndan Yeni Bir Sahne Yorumu

Bakırköy Belediye Tiyatroları yapımında yönetmenliği Burcu Halaçoğlu üstleniyor.

Oyunun başrollerinde Damla Karaelmas ve Emre Koç yer alıyor.

Dramaturjisini Ceren Ercan’ın gerçekleştirdiği yapımın dekor ve kostüm tasarımında Ayçın Tar, ışık tasarımında Yasin Gültepe, müziklerinde Okan Kaya’nın imzası bulunuyor.

Koreografiyi Gülçin Yiğit üstlenirken, kum sanatı çalışmalarıyla Ramazan Yumrutepe de yaratıcı ekipte yer alıyor.

Bu farklı sahneleme unsurları, oyunun gerçeklikle belirsizlik arasında ilerleyen atmosferini görsel ve işitsel bir anlatı diliyle destekliyor.

Otuz Yıllık Bir Metnin Bugünkü Karşılığı

“Ay Tedirginliği”nin otuz yıl sonra yeniden sahnelenmesi, geçmişte kaleme alınmış bir tiyatro metninin bugünün izleyicisiyle nasıl ilişki kurabileceği sorusunu gündeme getiriyor.

Şiddetin toplumsal hafızadaki izleri, geçmişle hesaplaşma ve kimlik çatışmaları, oyunun tarihsel bağlamının ötesine geçen meseleleri arasında yer alıyor.

Yapım, bu temaları iki karakterin karşılaşması üzerinden ele alarak seyirciyi kişisel sırlarla toplumsal tarih arasındaki ilişki üzerine düşünmeye çağırıyor.

Ay Tedirginliği Kasım Ayında Baruthane Sahnesi’nde

Tek perdeden oluşan 75 dakikalık oyun, 16 yaş ve üzeri izleyicilere yönelik.

Kasım ayında üç farklı tarihte sahnelenecek yapım, Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın 2026–2027 sezonu repertuvarında yer alıyor.

 

YAZAR

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

OKUMAYA DEVAM

İlgini Çekebilir.