Olivia Colman ve Alexander Skarsgård’ın başrollerini paylaştığı Wicker, bir kadınla hasırdan yapılmış bir adam arasındaki alışılmadık ilişkiyi konu alıyor. Yönetmenler Eleanor Wilson ve Alex Huston Fischer, filmin çekim sürecine ilişkin yeni ayrıntıları paylaştı.
Çağdaş sinemada aşk hikâyeleri farklı biçimlerde yeniden yorumlanırken, Wicker oldukça sıra dışı bir anlatıyla dikkat çekiyor.
Ursula Wills-Jones’un The Wicker Husband adlı öyküsünden uyarlanan film, toplumdan dışlanan bir kadının kendisine hasırdan bir eş yaptırmasıyla gelişen olayları merkezine alıyor.
Olivia Colman ve Alexander Skarsgård’ı bir araya getiren yapım, romantik ilişkileri masalsı ve gerçeküstü bir atmosfer içinde ele alıyor.
Gerçeküstü Bir Aşkın Anatomisi
Filmin merkezindeki ilişki, alışılmış romantik komedi kalıplarının dışına çıkıyor.
Hasırdan yapılmış bir adamın varlığı, aşkın fiziksel görünüm, toplumsal kabul ve insanın kendi beklentileriyle ilişkisini sorgulamak için sıra dışı bir anlatı zemini oluşturuyor.
Hikâye, dışlanmışlık ve aidiyet duygusunu fantastik bir dünyanın olanaklarıyla birleştiriyor.
Yönetmenlerden Çekim Sürecine Dair Açıklamalar
Yönetmenler Eleanor Wilson ve Alex Huston Fischer, yeni röportajlarında filmin yakınlık sahnelerinin nasıl çekildiğini anlattı.
Skarsgård’ın karakteri için kullanılan özel kostümün getirdiği teknik zorluklar, çekimlerin dikkatle planlanmasını gerektirdi.
Yönetmenler, yakınlık koordinatörü Ita O’Brien’ın da yer aldığı kapalı set düzeninde bu sahnelerin gerçekleştirildiğini aktardı.
Edebiyattan Sinemaya Uzanan Yeni Bir Fantastik Anlatı
Wicker, özellikle özgün edebiyat uyarlamalarına ilgi duyan sinemaseverler açısından dikkat çekici bir yapım.
Olivia Colman’ın karakter oyunculuğu ile Alexander Skarsgård’ın fiziksel dönüşüme dayanan performansının nasıl bir araya geldiği, filmin merak uyandıran unsurları arasında.



