Fransız sinemasının önemli yönetmenlerinden Agnès Jaoui’nin yeni filmi “Kreşendo”, 16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçildi. Cannes’da dünya prömiyerini gerçekleştiren yapım, bir opera topluluğunda ortaya çıkan cinsel saldırı suçlaması üzerinden güç ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve sanat dünyasının görünmeyen gerilimlerini ele alıyor.
Sanat üretiminin gerçekleştiği bir ortam, aynı zamanda adaletsizliğin ve güç mücadelelerinin de sahnesi olabilir mi?
Fransız yönetmen, senarist ve oyuncu Agnès Jaoui, yeni filmi Kreşendo (L’Objet du délit) ile bu soruyu sinemanın merkezine taşıyor.
2026 Cannes Film Festivali’nde Yarışma Dışı bölümünde gösterilen film, 26 Kasım’daki açılış töreniyle başlayacak 16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali kapsamında İstanbul’da izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.
Adalet ve Sinema Derneği tarafından düzenlenen festival, 27 Kasım–2 Aralık tarihleri arasında sinema ve hukuk dünyasını bir araya getirecek.
Bir opera sahnesinde başlayan çatışma
Kreşendo, Güney Fransa’da Mozart’ın Figaro’nun Düğünü operasını sahnelemeye hazırlanan bir topluluğun hikâyesini anlatıyor.
Provalar sırasında genç soprano Sophie’nin, tenor Piazonni’yi cinsel saldırıyla suçlaması, grubun içindeki dengeleri altüst ediyor.
Suçlamanın ardından opera topluluğu farklı görüşlerin, kişisel sadakatlerin ve kuşaklar arasındaki anlaşmazlıkların belirlediği kamplara ayrılıyor.
Sanatçılar yalnızca sahneye koydukları eserin sorunlarıyla değil, kendi değer yargıları ve birbirleriyle kurdukları ilişkilerle de yüzleşmek zorunda kalıyor.
Jaoui, bu çatışmayı bir mahkeme anlatısına dönüştürmek yerine, kapalı bir sanat topluluğunun içindeki iletişimsizliği ve çelişkileri görünür kılmaya çalışıyor.
Mozart’ın müziğiyle çağdaş bir tartışma
Filmin en dikkat çekici tercihlerinden biri, günümüzün toplumsal meselelerini Mozart’ın Figaro’nun Düğünü operasıyla yan yana getirmesi.
1786 yılında ilk kez sahnelenen eser; sınıf farklılıkları, otorite, ayrıcalıklar ve kadın-erkek ilişkileri üzerine kurulu bir anlatıya sahip.
Jaoui’nin filminde ise bu tarihsel eserin sahnelenme süreci, çağdaş toplumun güç ilişkilerini tartışmaya açan bir zemine dönüşüyor.
Opera provalarının ve müziğin anlatıya dahil edilmesi, sahnede temsil edilen çatışmalarla sahne arkasında yaşananlar arasında bir karşıtlık yaratıyor.
Böylece film yalnızca sanatın ne anlattığını değil, onu üreten insanların kendi hayatlarında bu değerlerle nasıl ilişki kurduğunu da sorguluyor.
Agnès Jaoui’den mizah ve toplumsal eleştiri
Fransız sinemasının kendine özgü anlatıcılarından Agnès Jaoui, uzun yıllardır insan ilişkilerini, sınıfsal farklılıkları ve toplumsal ikiyüzlülükleri mizahla bir araya getiren filmleriyle tanınıyor.
Jean-Pierre Bacri ile birlikte yazdığı Bir Resim Gibi (Comme une image), 2004 Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’nü kazanmıştı.
Jaoui, Kreşendo ile benzer bir anlatım yaklaşımını bu kez sanat dünyasının içindeki etik çatışmalara yöneltiyor.
Filmin çıkış noktasında, yönetmenin Fransa’daki sinema sektörü çalışanları için uygulanan cinsel taciz ve zorbalığı önleme eğitimine katılması bulunuyor.
Jaoui, bu deneyimden hareketle kurumların geliştirdiği kurallar, bireylerin tutumları ve gerçek hayattaki ilişkiler arasında ortaya çıkabilen çelişkileri ele alıyor.
Yönetmenin komediyle dramı yan yana getiren yaklaşımı, son derece hassas bir meseleyi farklı karakterlerin bakış açıları üzerinden tartışmaya açıyor.
Sanat dünyasında etik ve iktidar
Kreşendo, yalnızca bireysel bir suçlama etrafında gelişen olayları anlatmıyor.
Film, sanat kurumlarının kendi içlerindeki hiyerarşileri, yaratıcı üretim süreçlerindeki otorite ilişkilerini ve kolektif çalışma ortamlarında ortaya çıkan gerilimleri de gündeme getiriyor.
Bu yönüyle yapım, son yıllarda kültür-sanat dünyasında giderek daha görünür hale gelen etik sorularla ilişki kuruyor.
Sanatsal başarı, bir kişinin çalışma ortamındaki davranışlarının değerlendirilmesini etkileyebilir mi? Bir topluluk, kendi içindeki çatışmalarla yüzleşirken adil bir tutum geliştirebilir mi?
Jaoui’nin yeni filmi, bu soruları sinemanın ve müziğin iç içe geçtiği bir anlatı üzerinden izleyiciye taşıyor.
Kreşendo İstanbul’da
Agnès Jaoui’nin hem yönetmenliğini üstlendiği hem de oyuncu kadrosunda yer aldığı filmin başrollerinde Daniel Auteuil, Eye Haïdara, Tiphaine Daviot ve Vincenzo Amato gibi isimler bulunuyor.
133 dakika uzunluğundaki yapım, Fransızca olarak Türkçe ve İngilizce altyazılarla gösterilecek.
16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçilen “Kreşendo”, festival programı kapsamında 2 Aralık 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te İBB Beyoğlu Sineması’nda da izlenebilecek.



