İklim krizi, savaşlar, çevresel yıkım ve belirsiz bir gelecek… Arter’in yeni grup sergisi “Sonra yok. Sonrası şimdi.”, dünyanın sonunu uzak bir felaket senaryosu olarak değil, bugün içinde yaşadığımız gerçekliğin bir parçası olarak ele alıyor.
Dünyanın sonunu düşündüğümüzde aklımıza ne geliyor? Büyük bir patlama, yıkılmış şehirler, insanlığın ortadan kaybolduğu bir gezegen ya da bilimkurgu filmlerinden tanıdığımız felaket sahneleri mi?
Peki ya dünyanın sonu sandığımız kadar uzak değilse?
İstanbul’un önemli çağdaş sanat kurumlarından Arter, 8 Ekim’de ziyarete açılan yeni grup sergisi “Sonra yok. Sonrası şimdi.” ile tam da bu sorunun peşine düşüyor.
Delfin Öğütoğulları küratörlüğünde hazırlanan sergi, Arter Koleksiyonu’ndan seçilen eserler aracılığıyla ekolojik, politik ve toplumsal krizleri sanatın farklı ifade biçimleri üzerinden tartışmaya açıyor.
Kıyamet gelecekte değil, bugünde
Serginin başlığı, Amerikalı yazar Cormac McCarthy’nin Yol adlı romanından ilham alıyor.
McCarthy’nin felaket sonrası dünyasında insanlık, bildiği yaşamın sona ermesinin ardından hayatta kalmaya çalışırken Arter’deki sergi farklı bir olasılığı gündeme getiriyor: Ya büyük felaketin gerçekleşmesini beklerken hâlihazırda devam eden yıkımı görmezden geliyorsak?
Küresel ısınma, plastik kirliliği, radyasyon ve doğal kaynakların tükenmesi gibi sorunlar, serginin odağındaki başlıca meseleler arasında yer alıyor.
Sergi, popüler kültürün görkemli felaket görüntülerine karşı, gündelik yaşamda giderek normalleşen krizleri görünür kılmaya çalışıyor.
Dünyaca tanınan sanatçılar bir arada
Arter’in üçüncü kat galerisinde gerçekleşen sergide, uluslararası çağdaş sanatın önemli isimleri aynı çatı altında buluşuyor.
Nam June Paik, Gerhard Richter, Sigmar Polke, Halil Altındere, Nermin Er, Necla Rüzgar, Alicja Kwade ve Wolf Vostell, eserleri sergide yer alan sanatçılardan bazıları.
Farklı kuşaklardan ve sanatsal yaklaşımlardan gelen bu isimlerin çalışmaları, geleceğe ilişkin korkuların ötesinde, bugünkü dünyanın çelişkilerini ve kırılganlığını düşünmeye alan açıyor.
Sergideki eserler kimi zaman felaket haberlerinin yarattığı duyguya, kimi zaman da tüketim toplumunun geride bıraktığı nesnelere ve izlere odaklanıyor.
Sanat dünyanın sonunu değiştirebilir mi?
“Sonra yok. Sonrası şimdi.”, izleyiciye gelecekle ilgili karamsar bir tablo sunmaktan çok, içinde yaşadığımız dünyayı yeniden düşünmeyi öneriyor.
Çünkü dünyanın sonunu hayal etmek kolay. Sinema, edebiyat ve popüler kültür bunu yıllardır yapıyor.
Asıl zor olan ise dünyanın bugünkü düzeninin, alışkanlıklarının ve sistemlerinin değişebileceğini hayal etmek.
Arter’in yeni sergisi, sanatın yalnızca geleceğe dair ihtimalleri göstermekle kalmayıp bugünün gerçekliğine yönelik sorular da sorabileceğini hatırlatıyor.
“Sonra yok. Sonrası şimdi.”, 28 Mart 2027’ye kadar Arter’in üçüncü kat galerisinde ziyaret edilebilir.



